PRAG GEZILECEK NOKTALAR

Prag şehri özellikle orta çağ döneminde, 15. ve 16. yüzyıllarda henüz orta avrupada siyasi ve askeri güç Viyana`ya geçmeden önce Avrupanın parlayan yıldızıdır. Avrupada en geniş alan üzerine, şehrin en yüksek noktasına inşa edilmiş Prag kalesi, bu kale içerisinde yer alan Aziz Vitus Katedrali, orta avrupada nehir üzerine inşa edilmiş ilk taş köprülerden Charles Köprüsü ve tabiki Prag şehrinin sembolü Astromik saat kulesi mutlaka görülmesi gereken en önemli yapılardır.

Prag panoramik bir şehirdir, yani müzeler gibi iç mekanlardan ziyade sokaklarını arşınlayarak tanıyabileceğiniz bir şehirdir. Ortasından geçen Vltava nehrinin bir tarafında Prag kalesi diğer tarafında, birbirine sadece yayalara açık dar sokaklarla bağlanan üç ana meydandan oluşur. Yürüyerek yaptığımız yaklaşık 4 saat süren şehir turunun ardından bir yarım gün daha gezerek Prag turunuzu kolaylıkla tamamlayabilirsiniz. Yani Prag, bu açıdan Roma veya Londra gibi şehirlerle kıyaslanamaz. Özetle Prag`da gezilecek yerler in tamamını bir tam günde görebilirsiniz.

Prag Gezilecek Noktalar

Prag şehrini gezerken takip ettiğimiz meşhur kral yolu aslında bize Prag`da gezilecek yerlerin tamamını gösteren bir rotadır. Bu noktaları şöyle sıralayabiliriz;

1.Prag kalesi

2.Aziz Vitus Katedrali

3.Altin Sokak

4.Kafka Muzesi ve Malastrana (Kucuk meydan)

5.Charles Koprusu

6.Eski sehir meydani

7.Astronomik saat kulesi

8.Tyn Kilisesi

9.Paris caddesi ve Yahudi mahallesi

10.Vaslav meydani

11.Cumhuriyet Meydani

12.Barut kulesi ve eski Belediye binasi

Prag Çevresinde Gezilecek Yerler

Ancak Prag`a gelmişken görmeden dönülmemesi gereken, Prag`dan yaklaşık 2 saat uzaklıkta Karlovy Vary şehri için bir gün ayırmanız gerekmektedir. Bir süre Atatürk`ün de tedavi amaçlı kaldığı dönemin en önemli sağlık merkezi bu termal şehir, Prag`a gelen yabancı turistlerin çoğunlukla ziyaret ettigi yerlerin başında gelir Karlovy Vary.

Karlovy Vary Prag

Bunun yanında yine bir gün ayırarak aynı yol güzergahında olan Terezin Nazi Toplama kampı ve sonrasında Almanya sınırından gecerek doğu Almanya`nın önemli şehirlerinden, Elbe`nin Floransası olarak adlandırılan ve kısa sürede gezilebilen Dresden şehrini de görmenizi tavsiye ederim.

prag-dresden-nasil-gidilir

 

 

Ayrıca dünyada bir benzeri olmayan Kutna Hora şehrindeki meşhur kemikli kilise yine görmeye değer bir yapıdır. Prag`a yaklaşık 1 saat mesafedeki bu şehirde orta çağ döneminde veba salgınında ölen insanların gerçek kemikleriyle dekore edilmiş bu kiliseyi ziyaret edebilirsiniz.

Kutna-Hora-Kemikli-kilise

Bu şehirlere Prag`dan otobüs veya tren gibi toplu taşıma araçları ile ulaşılabiliyor ancak 4-5 gün gibi kısa zamanlarda Prag ve çevresinde gezilecek yerleri görebilmeniz için benim gibi özel aracıyla sizleri gezdirecek, bölgeyi iyi bilen Türkçe sizlere gezdiğiniz yerlerle ilgili bilgi veren bir rehberle Prag turunuz çok daha konforlu, güvenli, verimli ve de sonuçta daha ekonomik olacaktır. Zira toplu taşıma araçlarıyla bu şehirlere Prag`dan gidiş-dönüş bilet maliyetinden benim tur fiyatlarım %20 kadar pahalıdır ancak yolda yaşanacak sıkıntılarda bu fark kapanıyor 😉 Tüm turlarda otelinizden alıp tekrar otelinize bırakıyorum.

Özetle Prag`da gezilecek yerler dediğimizde sadece Prag şehir içi düşünmeden gelmişken günübirlik gezip donülebilen bu diğer şehirleri de yine Prag`la beraber görmeye değer düşünmeniz tavsiyemdir.

Prag’da gezilecek yerler – Kral yolundan Prag turu

Prag’ı keşfetmenizi sağlayacak güzergah yine tarihinde saklıdır. “Kral yolu” olarak adlandırılan, Barut kapısı “Prazska Brana” veya “Powder tower” diye turistik haritalarda gösterilen noktadan başlayıp, Prag kalesindeki St.Vitus Katedralinde sonlanan rota, sizlere şehrin tüm önemli yapılarını gösterecektir. Biz misafirlerimizi Prag kalesine doğru yokuş yukarı çıkarmamak için bu güzergahı tersten yürümeyi tercih ediyoruz. Sizlerde dilerseniz şehrin en uzun tramvay hattı 22 numaralı tramvay ile “Prazsky Hrad” durağında inip, Prag kalesinden şehir turunuzu yapabilirsiniz.

Prag Kalesi

Prag Gezilecek Yerler

İngilizce kaynaklarda “Prague castle” diye geçtiği için bizlerde Prag kalesi olarak çevirmemize rağmen doğru tabir değildir. Orijinal adı “Prazsky Hrad” , hrad kelimesi Slav dillerinde yüksek noktaya kurulmuş,çevresi surlarla çevrili, yönetim merkezi anlamı taşır.

7,3 hektar alan üzerine kurulmuş, birçok yönetim binası, saraylar, katedral ve bahçelerden oluşan bu kompleks yapı, Avrupa’da en
geniş alana inşa edilmiş yönetim merkezi olarak kayıtlara geçmiştir. Yönetimin Habsburg Hanedanlığı (sonradan Avusturya-Macaristan imparatorluğu olarak adlandırılır) döneminde Viyana’ya geçmesiyle ihtişamını kaybeden Prag kalesindeki saray yapıları, birinci dünya savaşı sonunda tamamen harap olmuş, yağmalanmış ve sonunda şehrin varoş semti düşük gelirli halkın yerleşim bölgesi olarak kullanılmıştır. Şuanki haline daha çok komünist dönem sonunda Unesco kültür mirası listesine girmesiyle beraber yapılan restorasyonlar çalışmalarıyla getirilmiştir. Bu yüzden Prag kalesinde sizlere o ihtişamlı saray yaşamını gösterecek bir müze kısmı maalesef bulunmamaktadır.

Prag-kalesi

Kale içindeki derebeyi ailesi Lobkovicz sarayı biraz da olsa size o dönemi yaşatabilir ancak. Kalede görülmesini önerdiğim sadece “Altın sokak” dır. Ancak buranın bileti tek satılmıyor bu yüzden en uygun kombine bileti alıp bu sokağı gezmenizi tavsiye ederim, içerideki ortaçağ müzesi ve küçük evler kesinlikle görmeye değerdir. Dönemin kralı 2.Rudolph’un simyacılığa olan merakı sonucu, Avrupa’nın önde gelen tüm simyacılarını Prag’a davet ederek bu sokaktaki atölyeleri olan evlere yerleştirmiş ve onlardan altın üretmelerini istemiştir. Sonraları bu şirin evler atölyeleri ile beraber Prag’ın en iyi zanaatkarlarının yerleşim yeri olmuştur. Meşhur Prag’lı yazar Franz Kafka’da bu sokakta 22 numaralı evde bir süre yaşamıştır. “Kale” eserini burada yaşarken kaleme almıştır.

 

Prag kalesindeki en önemli yapı şüphesiz Aziz Vitus Katedralidir. Kral Charles döneminde inşası başlamış ve 450 yıldan fazla sürede tamamlanabilmiş bu gotik yapı, objektiflere sığmayan devasa giriş cephesiyle sizleri büyüleyecektir. Prag kalesindeki yapıların bir kısmı halen Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ofisleri olarak kullanılıyor, sizin ziyaretiniz esnasında da belki cumhurbaşkanları Skoda makam arabasıyla yanınızdan geçip ofisine girebilir veya resmi bir karşılama seramonisi görme şansınız olabilir.

 

Prag kalesi turumuza, tramvay durağından inip karşısındaki araç trafiğine kapalı kuzey kapısından yürüyerek başlayabilirsiniz. Bu kapı girişinde sizi geleneksel kıyafetleriyle Cumhurbaşkanlığı muhafız alayı askerleri karşılayacak, umarım sıkça yaptıkları değişim gösterilerine de denk gelirsiniz. Sadece resmi araçların ve cumhurbaşkanının aracıyla giriş yapabildiği kapıdır. Bu kapıdan geçtiğinizde çıktığınız büyük avludan öncelikle sağa ana giriş kapısı ve kale meydanını görmeye gidip geri dönüp sonra bu avlunun solunda kalan Aziz Vitus Katedralini gezebilirsiniz.

St.Vitus Katedrali

Prag-aziz-vitus-katedrali

Çek ülkesinin tarih boyunca günümüze kadar hem siyasi hem de dini anlamda kalbi sayılan Prag kalesinin üçüncü avlusunda yükselen bu ihtişamlı gotik katedral sizleri de eminim büyüleyecektir. 10.Yüzyılda Çeklere Hıristiyanlığı tanıtan ve kabul ettiren kralları Vaslav tarafından bu noktaya ilk kilise 925 yılında yapılır. 11.yüzyılda Roma-Germen Katolik imparatorluğunun orta avrupadaki piskoposluk merkezlerinden biri konumuna yükselir ve bir katedral ünvanıyla yüzyıllar boyunca Çek krallarının taç giyme törenleri ve mezarlarına ev sahipliği yapar. Kral Charles döneminde (1367) yapımına başlanan şuan gördüğünüz St.Vitus Katedralinin yapımı, halk ve Katolik kilisesi arasında geçen Husit savaşları süresince sekteye uğrar. Farklı dönemlerde yapılan ilaveler ve restorasyonlarla bugünkü görüntüsüne ancak 1900’lerin başlarında kavuşur. Katedralin ön avlusuna 09:00 – 16:00 arası ücretsiz girilebiliyor ancak ön apsis ve St.Vaslav şapeline kadar girebilmeniz için bilet almanız gerekiyor, biletleri katedralinin kapısının karşısındaki “info center” dan alabilirsiniz. 16 tonluk çanı taşıyan ve balkonundan muhteşem bir Prag manzarasi görebileceğiniz kulesi hemen sağ cephesinde, çok dar 284 basamak çıkılması gerekiyor kapalı alan fobisi olanların kesinlikle girmemesini tavsiye ederim. Yine sağ cephede üç kemerli ihtişamlı kapı “kral kapısı” olarak adlandırılıyor, yani bizlerinde bugün turlarımızda takip ettiğimiz “kral yolu” nun bitiş noktasıdır. Prensler tahta çıkacakları zaman, eski şehir tarafındaki Prag kapısı (Prazska Brana) dan başlayarak, halkın coşkulu kutlamaları eşliğinde yürüyerek bu kapıdan girip,katedral içinde yapılan taç giyme töreniyle tahta oturuyordu. St.Vitus katedralinde tüm Çek kralları (Vaslav, Charles, Rudolph, son Avusturya-Macaristan veliahtı prens Ferdinand ) mezarları bulunuyor, ancak bu kısımlar ziyaretçilere kapalıdır. Katedralin içine girdiğinizde hemen gözlerinizi alacak büyüleyici güzellikteki cam vitraylarıdır. Çeklerin cam ve kristaldeki ustalıklarını size gösterecek en güzel örneklerdir. Katedralin dış cephesinde mutlaka gözünüze çarpacak yaratık şeklinde su arıkları şeytan figürleridir. Tüm dinlerdeki ortak düşman şeytanın sadece kendi görüntüsünden korktuğuna inanılır, bu nedenle katedralin dış cephesine konulur, şeytan kendi suretini görüp korksun ve tanrının evine giremesin.

Katedralin sağ cephesinin karşısında yer alan, üzerinde balkon ve Çek bayrağı olan kapı günümüz Çek cumhurbaşkanının ofisinin girişidir.

prag-kalesi-cumhurbaskanligi-sarayi

Katedralin arka cephesine vardığınızda ulaştığınız avluda şöyle bir binalara bakarsanız hepsinin farklı dönemlerde yapıldığını rahatlıkla anlayacaksınız. Farklı tarihlerde, ihtiyaca göre ilave edilmiş birçok yapıdan oluşan bir yönetim merkezidir, aynı bizim Osmanlı imparatorluğu için Topkapı sarayının olduğu gibi. Prag şehrinin en güçlü olduğu dönemlerde nüfusu yaklaşık 85 bin kişi iken Prag kalesinde yaşayan nüfusun 4 bin kişi olduğu bilinmektedir.

Prag kalesi avlu

Bu avluda kırmızı-bej duvarlarıyla gördüğünüz barok yapı, aslen Kapadokyalı bir aziz olan St.George adına inşa edilmiştir. Katedrale biletle girilebiliyor ancak birinci dünya savaşı döneminde yağmalandığı için içeride pek görmeye değer bir şey maalesef bulunmuyor.

prag-kalesi-aziz-george-katedrali

St.George Katedralinin sağından aşağıya doğru indiğinizde solunuzda “zlata ulicka” yani altın sokak tabelasını göreceksiniz. Şirin renkli evleri, kralları Rudoiph döneminde simyacıların evi ve atölyesi olarak kullanılır bu yüzden altın sokak olarak adlandırılır. Birinci dünya savaşı sonrası şehrin varoş bir semti haline gelen bu bölgede bir dönem Franz Kafka’da 22 numaralı evde yaşamıştır. Şuanda biletle girilebilen bu sokakta bir ortaçağ müzesi ve bu evleri görebilirsiniz.

prag-kalesi-altin-sokak-kafka-evi

Altın sokağı geçtiğinizde kalenin çıkış kapısına ulaşmadan hemen önce oldukça geniş bir koleksiyona sahip Oyuncak müzesi bulunuyor. Kapısındaki bereket heykeline dokunup resim çeken turistleri sizleri de şaşırtacaktır.

prag-kalesi-oyuncak-muzesi

Hemen oyuncak müzesinin karşısında biletle girilebilen Lobkovicz sarayı, korunmuş eşyalarıyla sizlere saray yaşamını gösterebilecek kaledeki tek müzedir, bir derebeyi ailesinin sarayıdır.

Kaleden çıktığınızda sizi muhteşem bir Prag manzarası karşılayacak, bu noktadan en güzel fotograflarınızı çekebilirsiniz. Bu terasın hemen altında kalan, güzel çatılı evleriyle dikkatinizi çekecek “Mala Strana” küçük mahalle Prag’daki ilk yerleşimlerin görüldüğü semttir. Charles köprüsü ile devamındaki “Karlova” sokağı küçük mahalleyi Eski şehir meydanına bağlar. Bu meydandaki Astronomik saat kulesi ve çift kuleli Tyn Kilisesi bulunduğunuz terastan rahatlıkla görülebilir. Uzak noktada şehrin en uzun kulesi modern TV kulesi komünizm döneminde inşa edilmiştir, kapalı rejimde yaşayan halkın dışarıdan gelen yayınları alamaması için özellikle büyük önem taşırdı, günümüzde tüm yayınların yönlendirildiği kuledir.

prag-kalesi-teras-manzara

Resimlerinizi alıp, sarayın ihtiyacı olan şarapların üretilmesi için kullanılan üzüm bağlarının içinden geçerek aşağıya küçük mahalleye ulaşabilirsiniz. Mahallenin hemen girişinde solunuzda nehrin kenarını mesken tutmuş kuğuların olduğu parktan en güzel Charles köprüsü resimlerinizi çekebilirsiniz. Biraz daha ilerlediğinizde Kafka müzesine ulaşacaksınız. Nedense gelen misafirler hep Kafka’nın evini görmek istiyoruz derler, bu konuya da açıklık getirelim. Kafka, sigorta memuru olarak çok mütavazi bir hayat yaşamış ve Prag’ın farklı bölgelerinde 4 ayrı evde yaşamış, bunların içinde görebileceğiniz tek örnek “kale” eserini kaleme aldığı altın sokaktaki 22 numaralı evdir ancak içinde hediyelik eşya ve kitapları satılıyor bu evden ziyade müzesini gezmek bence daha doğrudur.

Prag Charles Koprusu

Prag Kafka muzesi

Müzeyi geçince solunuzda Prag`daki en dar sokağı göreceksiniz, o kadar dar ki iki kişi karşılaştığında geçemediği için trafik ışığı koymuşlar, bu sokak nehrin kıyısındaki bir restauranta çıkıyor.

prag-en-dar-sokak

Küçük mahalle meydanını geçtiğinizde Charles köprüsünün ayağına ulaşıyorsunuz. Burada Vltava nehrinin küçük bir kolu “Certovka” yani şeytan deresini göreceksiniz, üzerindeki küçük köprünün korkuluklarına asılan kilitler dikkatinizi çekecektir, Avrupa’daki birçok şehirde yaygınlaşan, aşıkların isimlerini kilit üzerine yazıp korkuluklara kilitleri asıp anahtarlarını nehre atarak aşklarının baki kalmalarını dilerler.

prag kilitli asiklar koprusu

Charles köprüsünün altından geçip Kampa parkını gezebilirsiniz, bu güzel şehir parkında bir dönem Praglı gençler ile polis arasında yaşanan gerginliğin sonunda genç grafiticilerin özgürce resimlerini ve yazılarını çizebilme izni verilen tek duvar, meşhur John Lennon duvarı bu parktadır.

prag-john-lennon-duvari

Charles Köprüsü

1357 yılının 9.ayının 7.günü saat 5:31 inşasına başlanmıştır. Bu kadar net bir tarih verebilmemizi eminim sizlerde şaşkınlıkla karşıladınız ancak şüphesiz doğrudur. Daha önceleri bu noktaya yapılan ahşap köprüler nehir suyu taştığında hep yıkılırmış bu yüzden Kral Charles yıkılmayacak sağlam bir köprü yapılması için emir vermiş, öncelikle şehrin önde gelen bilim adamları astrologlar tarafından yapılan çalışmalar sonucunda, 1 3 5 7 9 7 5 3 1 rakamları üzerinde hem fikir olurlar ve köprünün inşasında bu rakamların rehberlik etmesini önerirler. Köprünün inşasına başlamak için dünyanın,ayın,güneşin konumunun en uygun olduğu anı yakalamak için bu rakamları kullanırlar. Yapılış dönemine göre oldukça hızlı inşa edilen köprünün harcında on binin üzerinde yumurta akı kullanıldı kaynaklarda geçiyor, ülkenin tüm şehirlerinden getirtilen bu yumurtaların bir de ilginç hikayesi var. Velvary şehrinin halkı, yolu uzun, bu yumurtalar Prag’a ulaşana kadar kırılır diye kaynatılmış yumurtaları gönderirler, zira günümüzde hala bu kasabanın halkı ile bu konuda dalga geçilmektedir.

prag-charles-koprusu

510 mt.uzunluğunda ve 12 mt. Genişliğindeki bu taş köprü günümüzde sadece yayaların kullanımına açıktır. 32 tane heykelle süslenmiştir, heykellerin orjinalleri ulusal müzededir, gördükleriniz replikalardır ve işlenmesi kolay kireçtaşından yapılır. Kireçtaşı isi çektiği için yıllar içinde kararmıştır. Bu heykellerde Hıristiyan azizleri, İncil den bazı sahneler işlenmiştir. İçlerinde en çok ilgi çekenlerden biri hemen kale tarafından köprüye çıktığınızda sağınızda kalacak bir Türk heykelidir. Bir zindan başında bekleyen göbekli ve bıyıklı, elinde kamçısı ve palasıyla bekleyen esir tüccarı Türk. Avusturya-Macaristan imparatorluğu altında yaşadıkları dönemde Türkler hep bu topraklarda bir korkutma figürü olarak kullanılmıştı, bu heykelde de söylenmek istenen ; eğer dininize ve topraklarınıza sahip çıkmazsanız Türkler gelip sizi böyle zindanlara atar ve satarlar, azizlerde ancak sizlere dua edebilirler.

prag-charles-koprusu-turk-heykeli

Yine köprü üzerinde biraz ortalarda solunuzda kalacak,genelde önünde kalabalık göreceğiniz heykel St.John Nepomuk’tur. Heykelin altındaki frizlere insanlar ellerini sürüp dilek dilerler. St.Vitus katedralinin piskoposu John Nepomuk dönemin kralı Vaslav ile giriştiği güç mücadelesini kaybeder ve idam ettirilip köprüden atılır. Ancak turistlere anlatılan romantik hikayesi ise şöyledir ; kralın karısı John Nepomuk’a günah çıkarmaya gider, karısının kendini aldattığını düşünen kral, Nepomuk’tan karısının ona ne anlattığını söylemesi ister ancak Nepomuk bunu reddeder ve bedelini canıyla öder, halkın sevdiği bir rahip olduğu için azizleştirilir ve idam edildiği bu köprü ortasına heykeli dikilir.

prag-charles-koprusu-dilek-heykeli

Birçok sokak sanatçısı göreceğiniz Charles köprüsünde arkanıza dönüp güzel bir Prag kalesi fotografı çekmeyi de unutmayınız. Köprüyü geçince hemen solunuzda meşhur kral  Charles’ın heykelini göreceksiniz. Tramvay yoluna geldiğinizde sağa dönüp nehir kenarı boyunca yürürseniz biraz ilerde solunuzda tepesi altın baraklı Tiyatro binasını göreceksiniz, hemen karşısında yazarların tarih boyunca uğrak mekanı, Nazım Hikmet’inde şiirlerini kaleme aldığı Slavia Kafesinde bir kahve molası verebilirsiniz.

charles-koprusu-sokak-sanatcisi

prag-karl-koprusu

prag-nazim-hikmet-kafe

Nehir kenarı boyunca biraz daha ilerlerseniz Dans eden binaları görebilirsiniz. İkinci dünya savaşında şehre kazara düşen bir bombanın yıktığı binanın yerine, efsanevi cumhurbaşkanları Vaslav Havel’in ısrarıyla inşa edilen ancak şehrin görüntüsünü bozduğu için Praglılar tarafından pek sevilmeyen bu yapı, Avrupa’da modern mimarinin ilk örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu noktadan tekrar Tiyatro binasına geri dönüp “Narodni” caddesi boyunca yukarı çıkarsanız Vaslav meydanına ulaşabilirsiniz.

prag dans eden binalar

Prag’ın Taksim meydanı olarak tanımlayabileceğimiz Vaslav meydanı, tarih boyunca tüm gösteri ve protestolara ev sahipliği yapmış, 1968’de komünizme karşı yapılan ilk protestolar sonucunda bu meydana giren Rus tanklarının altına kalarak can veren Çek gençleri için yapılan anıtları görebilirsiniz. Adını, meydanın diğer ucunda tarihi Ulusal müze binasının hemen önündeki at üzerindeki kralları Vaslav’dan alır. Günümüzde clupları, casinolarıyla Prag gece hayatının en renkli olduğu bölgedir.

vaslav meydani

Vaslav meydanından düz devam ettiğinizde “Na Prikope” caddesi boyunca yürürseniz ikinci büyük meydanı “Namesti Republiky” yani cumhuriyet meydanına ulaşabilirsiniz. Bu bölgelerde Praglıların alışveriş yaptıkları güncel marka mağazaları görebilirsiniz. Çocuklu aileler için bu caddedeki “Hamleys” oyuncak mağazasını ziyaret etmelerini tavsiye ederim zira bende kızımla bu çok katlı devasa oyuncak mağazasında saatlerce vakit geçiriyorum.  Cumhuriyet meydanında yine sizi Prag 1 bölgesinin en büyük alışveriş merkezi “Palladium” karşılayacaktır. Bu meydandaki görmeye değer yapılar Barut kapısı “Prasna Brana” ve Eski belediye binasıdır.

prag-cumhuriyet-meydani

Barut kapısı, eski şehrin başlangıç noktasıdır, bazı haritalarda “powder tower” yani barut kulesi olarak adlandırılır, şehrin girişini koruma amaçlı yapılmış bu kulede barut da depolanmıştır. Hemen yanındaki Art-Neuveu tarzında mimarisiyle etkileyici eski belediye binası, şuan üst katı konser salonu, alt katları restaurant olarak hizmet veriyor.

prag-palladium-alisveris-merkezi

Prag kapısının altından geçerek “Celetna” caddesi boyunca yürüdüğünüzde sizi şehrin kalbi Eski şehir meydanına çıkaracaktır. Nihayet tüm Prag resimlerinde gördüğünüz o meşhur astronomik saat kulesiyle buluştunuz. İlk Prag belediye binasına ek olarak 1410 tarihinde yaptırılmıştır. 3 farklı saatin tek mekanizmayla, elektrik ve pil gibi enerjilerin kullanılmadığı dönemde, Çek bir saat ustası Hanuş tarafından yapılan saat kısa sürede tüm Avrupa’da nam salmıştır. Diğer şehirlerin yöneticileri saati gördüklerinde benzerini yaptırtmak için tekliflerin Hanuş ustaya ulaştığını duyan Bohemya kralı ustanın gözlerine mil çektirerek bunu engellemek ister, bu durumu kabullenemeyen usta da rivayete göre saatin mekanizmasına kendisini atarak intihar eder ve saati bozar. Sonradan tamir edilerek tabiî ki yüzyıllar boyu gerekli bakımları yapılarak günümüze kadar çalışır vaziyette ulaşmış dünyada tek örnektir. Saatin dışında dairede rakamlarla dönen eski orta Avrupa saati, iç sırada roma rakamlarıyla dönen bugünde kullandığımız saat, en içte elips şeklinde üzerinde İbranice semboller olan ve diger saatlerde bağımsız hareket eden Babil saati veya güneş saatidir, güneşin konumuna göre hareket eder. Her saat başı üzerindeki 2 pencere açılır, arkasından 12 tane küçük heykelcik geçer bunlar İsa’nın 12 havarilerini temsil etmektedir, aynı anda saatin sağında ve solundaki dört heykel de hareket eder. 15 saniye kadar süren bu animasyon belki şimdi sizler için çok gösterişli olmasa da 600 yıl öncesi için inanılması güç bir icattır. Saatin yanındaki üstteki ve alttaki dörder heykelin anlamları vardır, alttakiler insanlarda olması beklenen iyi özellikler, dine, bilime, adalete, astronomiye inanç. Üsttekiler de kötü özellikleri, kibir, cimrilik, yaşama karşı isteksizlik, zevke sefaya düşkünlüğü ifade eder. Saatin altındaki büyük daire takvimdir, içinde küçük 12 daire ayları, iç sırada burç sembolleri, en dışta takvim isimleri, dairenin ortasındaki üç kuleli sembolde günümüze kadar hala kullanılan Prag belediyesinin armasıdır.  Bu saat kulesine çıkılabiliyor, yanındaki gişeden bilet alınıp solundaki info center’dan girip asansörle yukarı ulaşıp muhteşem bir şehir manzarası fotografı alabilirsiniz.

prag astronomik saat kulesi

Astronomik saat kulesinin karşısındaki çift kuleli yapı Tyn kilisesidir. Modern söylemleriyle Vatikan Katolik kilisesinin ortaçağ dönemindeki bağnaz uygulamalarına karşı çıkan, Charles üniversitesinin rektörü aydın bir din adamı Jan Hus’u destekleyenlerin merkez kilisesidir. Varoluşa inanan bu cemaatin kilisesinin kulelerine dikkatlice baktığınızda sağdaki kulenin daha kalın ve yüksek, soldaki kulenin daha narin ve kısa olduğunu fark edebilirsiniz. Adem ile Havva yani kadın ile erkeği temsil ederler.

prag tyn kilisesi

Eski şehir meydanının ortasında Haçlı orduları tarafından yakılarak öldürülen Jan Hus anıtını göreceksiniz. Hemen anıtın arkasında uzanan ağaçlı cadde Prag’ın Champs Elysesi diye tanımlanan, tüm meşhur marka mağazaların yer aldığı Paris caddesidir.

prag-jan-hus-aniti

Paris caddesinin tam ortasında Yahudi mahallesi yer alıyor. Prag bir dönem Avrupa’da en çok Yahudi nüfus barındıran şehirlerdendir. Habsburg hanedanlığı döneminde neredeyse şehrin 1/3 ü yahudidir.  Toplamda Prag`da 6 tane sinagog mevcuttur, bunların en önemlisi Paris caddesi üzerindeki eski-yeni sinagogtur, Avrupa kıtasındaki en eski iki sinagogtan biridir. Yine yüz binin üzerinde Yahudi mezarının bulunduğu mezarlık tarihte en büyük Yahudi mezarlığı olarak geçmesini sağlar. Bunlar ikinci dünya savaşında soykırıma uğrayanların mezarları değildir, yüzyıllar boyunca bu şehirde yaşamış ve ölmüş Yahudilerin mezarlarıdır, dar bir mahallede yaşadıkları için üst üste kat kat gömülmüşlerdir.

prag alisveris caddesi

prag-yahudi-mahallesi